AI Summary
Tunceli'de bir gazetecinin yürüttüğü soruşturma ve bir grubun hedef aldığı kişilere yönelik kumpas iddiaları, tehditler ve sosyal medya paylaşımları üzerinden yaşanan tartışmalar ele alınıyor.
- Bir kişi, kendi sayesinde bir hesabın kapatıldığını ve bir soruşturmanın başlatıldığını iddia ediyor; karşı taraf ise bunları beyan etmenin suç olduğunu söylüyor.
- Konuşmacı, muhataplarını "yarım akıllı eski polis" olarak nitelendiriyor ve emeklilik iddialarına inanmıyor.
- Yazışmaların telefonun diğer ucundaki kişilerce bilinerek yapıldığı, mesajların silinmesinin ise "artık bu işlerle uğraşmıyoruz" gerekçesiyle açıklandığı belirtiliyor.
- Konuşmacı, kendilerinin asla yan yana gelmeyecekleri insanları günlerce konuşarak hata yaptıklarını, birbirlerini bu konuda uyardıklarını anlatıyor.
- Son bir haftadır bir dost ve ailesine büyük bir kumpas kurulduğu, daha önce de birçok kişiye benzer şeyler yapıldığı iddia ediliyor.
- Bir ablayı iki kişinin aradığı, ona "Guran ailesine para gönderiyorsun, beş ay sonra tutuklanacaksın, seni korumak istiyoruz" gibi tehditler yönelttiği; oda kayıtlarının eşine ve akrabalarına gönderileceği söyleniyor.
- Engin Abi'nin bu baskılara direndiği, sinirlenip geri döndüğü,
Transcript
Ben direk şey yazdım, benim sayemde hesap kapandı. Benim sayemde şu soruşturmayı alınacak.
Bunları beyan etmen suçtur dedi.
Ama yarım akıllı polis emeklisi, polis eskisi deyin ben ona.
Emekliği de bana pek inandırıcı gelmiyor.
Direktir yazmamışsınız, çalışacak bir şey.
Allah hiç bilmiyor, ne olduğunu ama yüskara soğuduğunu biliyorum.
Yani birimiz anlamadı ama onun uzun da anlamaması.
O kadar komik ki, neyle uğraşıyoruz biz kime cevap ediyoruz, neye cevap veriyoruz.
İnanını anlamıyorum.
Bu arada peyza konusunu da geliyim.
O mesajlar yazılırken zaten telefonun diğer ucunda olan bizlerin bundan haberi vardı.
Arkadaş sevini bir şey paylaştım, bir şey buldum diye ama.
Orada yazılın her kelime kadar.
Neden yazılır da anlar haberiniz var?
Boşuna sevilmesin yani.
Bu arada her bir şey yok.
Bir şey yok.
Malzeme ile yazılır.
Bu arada ben tebitteri yazılıp silmem.
Silmemiz sebebi de yıldırım kardeşinin abla artık böyle şeylerle biz uğraşmıyoruz.
Ducam bunları sillemesidir.
Daha başka eleflerimiz var dediği için ben de mantıklı buldum sildim.
O arada.
Onur da söyleyeyim size.
Ya biz onları konuşmayalım peyza acım.
Onların taslasını tutan konuşsak daha iyi olur bence.
Yeter artık, onlara yeterince pirim verdik.
Aynen öyle.
Benim bugün aslında biraz böyle acayip üzerinde bir halsizlik var.
Ama çok güzel bir mesaj aldım.
Burada en kıymet verdiğim insanlardan biri o da yaşlı manda ben de buradayım dedi.
Sağ olsun eksik olmasın her zaman desteğini böyle yanı başımda hissediyorum.
Şimdi biz öyle bir hataya düştük arkadaşlar.
Yani buradaki işte asla yan yana gelmeyeceğimiz.
Oturmayacağımız konuşmayacağımız insanları gündemedik.
Günlerce, haftalarca bazen ben ikaz ettim.
Bazen ben o hataya düştüm.
Bazen başkası ikaz etti.
O kendisi hataya düştüm.
Ondan sonra bizim onlarla bir işimiz yok.
Yani kalkıp da burada yerizle ki hal insanları konuşmanın bir anlamı yok.
Çünkü neden bugün son bir haftadır, son bir kaç gündür.
Bizim burada bir dostum uzak bir arkadaşımıza bir ablamıza değil mi?
Çok büyük bir kumpas kuruldu.
Çok büyük bir tezgah kuruldu.
Yani onu ailesiyle vurdular burada.
Ve daha önce burada birçok insana yapıldı bu.
Birçok insan buradan gitti mesela Cele-i Labide var.
Cele-i Labide bu konuda muzderip ona da aynı şey yapılmış.
Bizim barışçlardan biri var.
Onun da işte yok iş yere.
Benim de iş yerim mesela paylaşıldı.
Yok ortaya şu ortaya bu.
Ya sana ne kardeşim?
Yani neyin peşindesin yani?
Bunlar böyle, bunlar böyle bugün bunları konuşacağız.
Bugün bu dersimle gazetici kim?
Neyin peşinde?
Neden bunu yapıyor olabilir?
Hatta birazdan ben size birkaç şey soracağım.
Sizin aklınızdaki kişi kimdir diye?
Bakalım ikinci bir isim çıkacak mı?
Ben ihtimali vermiyorum.
İnşallah çıkar.
Ben çünkü şüphe güzel bir şeydir.
Olabilir yani ama sonuçta dersinli olması lazım.
Gazetici olması lazım.
Ondan sonra buraları bilen bu insanları tanıyan.
Bu insanlara da takipleşen sohbet eden konuşan birisi olması lazım.
Herhalde muhtemelen ittifak edeceğiz tek bir isimde.
O ismin üzerine gideceğiz.
Hatta yukarıya da etiketleyeceğiz birazdan onu.
Çünkü gelmiş burada.
İki kişi aramışlar ablayı.
Ne demişler?
İşte sen guran ailesine para göndiriyorsun.
Senin dostya da ismin var.
Ondan sonra burada bir tane abimiz var.
Bizim de kendisiyle aramızın iyi olmadığı.
O beş ay sonra o tutuklanacak.
Sana da sıra gelecek.
İşte biz seni korumak istiyoruz.
Senin burada yaptığın odaların kaydı var.
Bunları işte eşine ve akrabalarını atacağız.
Bunların bir kısmını ben dinledim duydum.
Biliyorum.
Hakimim.
Paylaşamıyorum.
Engin abinin böyle bir şeyi yokmuş sadesi yok.
Ama konuşmamı izin verdi.
O yüzden ben konuşabiliyorum şu anda.
Böyle bir mobin kuygulanmış.
Ondan sonra da burada kalmamış.
Sonra ne olmuş?
Engin abinin bunlara direndiğin direndiği için
sonra sinirlenip geri geldiği için gururuna ediremediği için.
Kendisi beni bağışlasın aşağıda zaten.
Buna şey yaptığı için, dayanamadığı için geri geldi.
Yeri geldiği zaman ne oldu?
O da açtığı anda hemen bir baktık karşı odada yeni bir akrabalası.
Bak, bir dizginleyemeyince,
aman bu isim duyulmasın diye.
Aman bu isim, bu gazeteci dersimli gazeteci.
Tunceli gazeteci.
Ne zek içinde miyetecek?
Muhabirdecek.
Onlar öyle ifadetler, bir zeketler.
Bence artık yutulur deseniz daha iyi olur.
Arkadaşlar buna takılmayın.
Herkesin dediğimizi biliyordu zaten.
Gazetecim muhabir, yutulur.
Neyse.
Bu arkadaş ne yaptı?
Hemen ikinci bir akrabali soktu devreye.
İlk akrabaliyle büyük bir tehdit yaptı.
Yalanlar, iftiraalar, onları bir duyuşsanız neler var.
Bana para göndermem edersiniz.
İşte ne bileyim.
Pakete saatlar mı dersiniz?
Ondan sonra burada birileri hapsemi girecek.
Senin de adın dost ya da var.
Sen aslında telefon katta almışsın da neler neler?
Sen bir ilk şey narin kaybolduğunda ilk bir iş var yapa.
Engin abiniz.
Evet, evet.
Onlar ne şeyler var?
Evet, evet.
Aynen.
Bitiriyim abla.
Ben hemen söz akı vereceğim.
Öfünüzle zaten.
Ondan sonra Engin abi sinirleniyor ve geliyor burada.
O da açıyor.
Belki benim paylaştığım videoyu dinlemeyenler, bilmeyenler vardır.
Diyor kısalanı.
Özet geçiyorum.
Sinirlenip gelip o da açıyor çünkü artık ona Nurcan demeye başlıyorlar.
Buradaki her türlü pisliği onu atmaya başlıyorlar.
Sen burada insanları fonluyorsun.
İşte şurada şu adamla buluşmuşsun.
Bu adamla şunu yapmışsın.
Hatta senin çocuğun, bak bugün böyle bir şey paylaştı.
Senin çocuğun şöyle mi oldu böyle?
Bu artık inanılmaz bir şey gidecekti.
Bir tane adam getirdiler o da ya.
Evet Engin abin gerçekten akırabası, öbürü de akırabasıydı bu arada.
Engin abiden dedi ki benim odama gelip benimle konuşmadan gidip
direkt onları dinleyip bana taneden kişi benim akraba mı olamaz dedi.
Çok da güzel bir tabır sergiledi.
Ondan sonra bu adam ne dedi?
Ben paylaşımı attım.
Eğer bu işlem vazgeçmezse başına geleceklerinden bir sorumu değiliz dedi.
İkinci kestih tetit ettiler.
Hatta üçüncü kestih tetit ettiler.
Engin abiler konuştuğum, Engin abinin eşi gayet anlayışlığı, gayet şey davrandı.
Ses kayıtları akrabalarına eşine dostlarına gönderilmiş.
Yani maalesef böyle bir şey yaşadı bugün.
Bugün veya dün akşam tam bilmiyorum.
Ona da hemen geldi burada değilim dik duruyor.
Şimdi Engin abiden sözler kıvericem ama şunu söyleyeyim.
Bu 11 saat boyunca orada orada da konuşulan mesele de oda'nın silimmesinin tek bir sebebi var.
Nasıl ki ilk akrabağda, ilk akrabağda Hedefe ulaşamayınca ikinci akraba'ya gönderdiler.
Neden bu işin duyulmasın, bu konuşulmasın.
Üçüncü pot kırdıkları en büyük yer.
Neresi oldu?
O gelen adam aslında altı tane kitap yazmış, gayet entellektüyal işini bilen konuşmayı bilen birisiydi ama oda da çok saçma konuşuyordun.
Niye?
Çünkü alkolluyu da arkadaşlar.
Allah'ım bir lütfu.
Yani alkolli Allah'ım lütfu değil de adamın alkolli olması.
Allah'ım bir lütfu.
O da böyle işte benim işim burada kelimelerle sözcüklerle, duygularla falın ve garip adam edebiyat yapacağım diye kafayı da çekmiş ya.
Arada da ağzından ferit demiri kaçırdı.
Ferit demir.
Benim tahminim tabi birazdan tahminleri soracağım.
Gazeteciyi kaçırdı ağzından.
Bu sefer apar topar bir baktık.
Bir sessizlik oldu.
Aslında diyor ki.
Bu bahsettiğiniz gazetecik kim diyor.
Aslında aslında orada onu korumak için bu soruyu soruyor.
Ama işte asena yani.
Birik bir pot kırıyor.
Soruya cevap gelmiyor.
O konuşmayı çok seven saatlerce konuşan iki saat kadar aralıksız herkesin sözüne girip konuşan adam bir anda sesi mikrofonu kapatıyor ve hiç açmıyor.
Ondan sonra tabi bu sefer maralık defaya giriyor.
İlhan diyor ki.
Maralık abla elini kaldırmışsın diyor.
Ne atıyor topu?
Çünkü İlhan ne konuşacak?
Konuşamaz bu tarz şeyleri.
Bu tarz işleri şey yapamadı.
Abzor ve edemez.
Kim yaptı bu işin?
Maralık yaptı.
Maralık atmak istedi.
Maralıkla el kaldırmışsın diyor.
Maralık yok.
El kaldırmamışım.
Ama konuşayım diyor.
Nereye o da?
Tabi ki diyor bir gazetecinin böyle bir şeye dahil olması gayet olandır, olması gerekendir.
Hakkıdır.
Nalaka ya burada enginavile.
Tatar fahri kavga etmiş.
Dersimli tünceli gazetecinin böyle bir şeye dahil olması nalaka ya.
Hikacun'un kavgasına girdiği bir mesele de bu gazetecinin ne işi var?
Ne işi var?
Ben size söyleyeyim.
O yüzden diyorum.
Bizim bundan sonra bir kaçıyla ilhanla, tatarla, onunla.
Bununla işimiz yok.
Ne işi var bu adamın?
Çünkü bu adam tikaçıyla çok sanmıyor.
Bunu da nereden anlıyoruz?
Bak bugün yaptığı kadar hiç bir gün paylaşım yapmadı bu adam.
Bunu harca saldırıyor.
Çocuğundan, annesinden işte ne bileyim.
Panelinden her şeyi deniyor şu anda.
Çıldırdı yani.
Ve hadi diyelim ki pikaçunun onunla bağlantısı yok.
Tamam o zaman.
Bu dersinle gazetecinin pikaçıyla bağlantısı var.
Onu nereden anlıyoruz?
Bunların dahil olduğu bir kavgaya böyle barını yorunu koyuyor.
İki kere adam göndir.
Akrabalarını buluyor, arıyor, ediyor.
Ve adı geçti diye o da isildiriyor.
Bu da benim iddia'm yani.
Ben öyle iğnanıyorum.
Çünkü bir anda şaşırdılar.
Ne yapacaklarını şaşırdılar.
Böyle acayip ben böyle bir özet geçmiş olayım.
Engin abiye de söz hakkını ilk ona vereyim.
İstersen olmasa en son veririm.
Buyur, Engin abi.
Hoş geldin bu arada.
Hoş bulduk arkadaşlar.
Konuşmayan, aslında çok güzel bir özet yaptığım.
Ama hani çok anlatacak çok fazla bir şey de kalmadı.
Ama nasıl diyeyim?
Derman gerçekten benim büyük bir sıkıntıma derman oldun.
Çünkü ben o dalarda eşinin haberi olmadan konuşuyordum.
Ama bugün yaptığım o hani arkada kuzenlerimize gönderdiğin.
O siz kayıtları, videogörselleriyle birlikte.
Onları aramanda birlikte.
Bak ben çok çabuk tekleneyim biriyim.
Ve eşimi karşıma aldım.
Ya da daha doğrusu onun karşısına oturup.
Ona bütün her şeyi anlattım.
Ve gerçekten hani çok tedirginli.
Bana çok kızıcağından hatta telefonumu elimden alacağından filan da şüpheleniyordum.
Yani tedirginli.
Ama bana dedi ki yapma ne istemezdim.
Ama yaptın.
Eğer bu şeyi yaptığı standa sonuna kadar arkandayım dedim.
Ben en güzel seni arayacaklar ama girdi dedi ki.
Eğer kendilerini güveniyorlarsa beni arasınlar dedi.
Sonra birkaç kişiyi aramışlar.
Onlara videokasetleri göndermişler.
Daha doğrusu işte Derman benim buradaki odaya giren kuzenimi değil de.
Onun başka bir kuzenini arıyor.
O onu arıyor.
O onu arıyor.
Ses kase, ses videolarını gönderiyorlar birbirlerine.
Ve herkesin bana karşı korkunç bir tavrı oldu.
En sona zaten neydi?
Diplomat, Nikle'ye, kuzenim odaya girdi ve konuşmasını yaptı.
Ama Allah'tan ben kendisini arayınca ne yapıyorsun sen?
Nasıl böyle beni yargısız infaz ediyorsun?
Şu anda dediğim dedi.
Oturduğu dinledi ve dedi ki haklısını dedi.
Benim aslında buğlayı hiç karışmamam gerekiyordu.
Özünün dileti, bir daha diğer insanlarla görüşmeyeceğim.
Yani diğer insanlardırken hani odasına gittiği insanlarla
bir daha sağ konuşmayacağını söyledi.
Ama söylediğin tutar, tutmaz onu bilemem.
Ama eğer Derman söylediklerime inanmıyorsan engelleri açarsan
sana o yazışmaları da gösterebilirim.
Yani yalan söylemiyorum doğru.
Hani ispat etmemi istersen.
Ama benim akımını getirdi biliyor musunuz arkadaşlar?
Erşerden bir hayır dolar.
Belki başıma gelen çok kötü bir olaydı.
Yani düşünsenize, parç duyduğunuz bir ses kaseğdenin sesinize
bütün akrabalarınızla dinleyip yiyorlar.
Gerçekten çok utandım.
Keşke yapmasaydım kendime hiç yakıştırmadım.
Ama oldu ve yaptığım şeyin arkasında durabilecek kadar
cesur bir insanım.
Sağ olsun eşimde yanımda.
Yapmasaydım dedi.
Keşke bu böyle bir sonuç çıkmasaydım bundan dedi.
Ama benim yapabileceğim tek şey var.
Seni hiç kimsenin ezmesine izle vermeyeceğim dedi.
Sonra ve başkanızlarındansem arkadaşlar.
En başından anlattım herhalde.
Hani öyle şey de zannedemeyin lütfen.
Hani böyle işte dünki olayı anlattı da bilmem neye falan değil.
Olayları ta en başından anlattım.
Sözler için çok üzüldülerim.
Ama ilk olarak zaman yolcusunun sana o attığı esest iftirası var ya
ondan anlattımaya başladım.
Çok uzun bir konuşmaydı.
Ta ondan bugüne gelince olayları anladı.
Artı belki köydeki bir çok insanı da bunu anlatacaksın seni.
Görmüşdeki bir çok insanı da anlatacaksın.
Derman, çünkü ben sende o potansiyeli de gördüm.
Maalesef.
Şey yaparım ben de köyümde evimiz var.
Kimseyi tanımıyorum zaten.
Ben çünkü doğuma büyüme köyde doğup büyümedim.
Sadece halalarımı, halalarımı çocukların tanıyorum.
Onlar da emin olun buna anlayışla karşılayacaklardır.
Bir hata yaptım çünkü hatamı kabul ediyorum.
Ve sadece yaptığım bir hata yürdünden de...