Transcript
bu namla herhalde düştü gülten alıp görebilir.
Hupaldım şimdi tekrar aldım.
Gülten alıp bir daha davet iyi gönderebilir misiniz?
Ben sesi bilemiyorum ses var mı?
Yok yok. Şu anda ses yok.
Kifey konuşmuyor.
Fırarım.
Şimdi arkadaşlar...
Gülten alıp bir mutsat der misiniz?
Arkadaşlara bir geri çalışıyor.
Söyleyeyim ben.
İngilizce değil mi?
Şimdi arkadaşlar...
Bugün ki odamızın formatu şöyle
Gürsel Bey 9-5 geçe davet edeceğiz.
Gürsel Bey işte bir selamlamadan sonra
ilk
Gürsel Bey'den.
Evet Gürsel Bey'den.
Gür isterseniz
Gülten Hanım alan Gürsel Başkanı'yı yukarıya.
Konuşma daveti gönderdim.
Tamam.
Ben şimdi ben devam edeyim.
Bizim bugün ki odamızın formatu şöyle arkadaşlar.
İlk aşamada kimseyi yokarı almıyoruz.
Yani dinleyici kısımında arkadaşlar dinleyici kısımında kalacaklar.
Efendim.
Hoş geldiniz Sayın Başkanım.
Hoş bulduk iyi akşamlar diliyorum.
Yaşanlar.
Saikirler, sevgiler iletiyorum. Nasılsınız iyi misiniz?
Çok teşekkür ederim Sayın Başkanım.
Bizi kırmayıp
teknülümüzü kabul ettiririz için odamıza gelip
bizi onurlanırız için ayrıca teşekkür ediyorum. Sağ olun. Hoş geldin.
Rica ederim.
Yalnız Ankara'dan İstanbul'a geliyorum.
Zaman zaman aksaklık olursa
kusuruma bakmayın.
Şu anda biz sıkıntı gözükmüyor.
Anladım.
Olacağını pek sağlıyorum Sayın Başkanım.
İyi yatın.
İyi yatın.
Şimdi
Başkanım şöyle devam edeceğiz.
İlk önce siz
bir sürece anlatacaksınız.
İçinde bununla gelişen o durumu
ilk başından
bir nasıl bir durumdan başladınız
ve şuandaki gelinle noktada
hangi durum,
ne aynı noktada dayız?
Onu
anlatır hem bir ilgilendirilseniz
ikinci kısım ise
şey
yani kısımı
soru cevap
kısım olacak.
Evet.
O açıdan
eğer isterseniz
yani bizim düşücüğümüz şöyle
demeden soruları alacağız.
Bir de birkaç arkadaşı yok arı
alıp
soru cevapını alacağız.
Ama siz yok dersen bütün arkadaşları alır
soru değil.
Hep size cevaplarım dersiniz.
Biz arkadaşlarına kere alalım
kendine aramızda onu
törtüşeceğiz.
Ama
tabii sizin de burada
fikirini dönemde diye düşünüyorum.
Evet.
Öncelikle
yani
isimleri seniz süreci
başından itibaren biraz özetliyim.
Sonra da tabii sorularınız olunca
sorularınızı da
tamamına cevap
veremeyebilirim ama
önemli
kısmına mutlaka cevap vereceğim.
Başkanım
ki bu şöyle bir şöyle şuradan başlayabilir miyiz?
Şöyle ben infak bir şeyin bir geniş yapayım.
Evet.
Yani sizin bu ilk
ilk başkanlığına atandığın süreci
kanbını de seyrettik.
Gerçekten
orada
size dönük
ve partiye dönük
çok korkuç ağır bir baskılar söz konusu.
Basışla söz konusu yok.
Sizin o
basınca karşı
drenişli
dren gelmenizde gerçekten taktire şahit
kendine adıma alasıyorum.
Gerçekten taktire şahin bir
turuş sergilediniz.
Gere adım atmadık.
Milim geri adım atmadık.
Eğer siz gerçekten geri adım atmış
olsaydınız belki gel
şu anlaki sürece gelinmeyecek.
Diye düşüyoruz.
Bu da benim kanatim.
O açıdan
sizin orada ilk
duruşunuz belirliğe yıcı olduğu
bu süreci de aynazında
ana çizgisinde belirleri
o açıdan da ben bu konuda
sizin o duruşunuzu
şunlu ki
gelinen sürecin
ana teması ve ana
temelli oluşturduğunu
düşünüyorum.
Bör
söz size.
Evet öncelikle şunu
söyleyeyim. Aslında uzun süredir
partide bu sıcak siyasetin
biraz dışındaydı.
Daha çok sosyal çalışmalar.
Uyuşturucu meselesi
kayıp çocuklarla ilgili
tersine dönüş
derin yoksulluğu
kensel dönüşümlü
bilim.
Döre kendimize yıllardır
işte bu
meseleleri dert edindik.
Bu çalışmalarımızı yapıyordu.
Döre bir İstanbul'u
ilk konkrimesi olduğu
İstanbul'u ilk
konkresinden sonra
kısmın basına medya
tartışar
yansiyan
tartışmalar oldu.
İşte kendisini
yenilikçi olarak
tanımlayan
bursa il başkanıyla
bu geçtikolu başkan arasında
sosyal medya tartışması
netice de mahkemeye düşürdü.
Burçsa il başkanı
mahkemeye götürdü.
Mahkemede sonra da
deliller, belgeler, bilgiler
ve
mahkeme belli bir süre sonra
karar verme aşamasına geldin.
Mahkeme karar vermeden önce
Cumhuriyet Alparts'i
genel merkezine bir yazı yazıyor.
Cumhuriyet Alparts'i genel merkezine
diyor ki
sizin
İstanbul'daki
konkrimesi
husunla uygun olmamıştır.
Bize bir önceki
yani
canan hanım dönemindeki
yönetim listesini gönderir.
Belli bir süre
listeye cevap verilmeyince
mahkemenin
yazı işleri ya da
neyse
özel kalemi
Cumhuriyet Alparts'i
genel merkezine o dönemin
Cumhuriyet Alparts'i yani
özgür özel döneminde
şu Cumhuriyet Alparts'i genel merkezine
bize ivedilik ile
bu liste gönderir.
Avukat geliyor.
Cumhuriyet Alparts'i
Avukat'ı
en kısa süre içerisinde
gönderileceğini ifade ediyor.
Sonra da büyük olasın
da büyük olasın da
değil de öyle olmuş.
İmam olduğu
ekibi
karşı çıkmış demiş
hayır.
Biz
liste göndermeyeceğiz.
Bu sever mahkebe
seçim kurula yazı yazıyor.
Seçim kurula diyor ki
biz
Cumhuriyet Alparts'i
genel merkezine yazı yazdık
maalesele cevabı da alamadı.
İsteyin
seçim kuruldan
yazılar hepsi benden mevcut.
Diyor ki biz de
süremiz beş yıldır
beş yili geçtiği için
Cumhuriyet
durumda öyle olunca
bu sefer
davayı açan
Avukat'ların
ve
davaya açan
arka Cumhuriyet Alparts'inlere
iyi ve deniliyor ki
biz
genel merkeze
işte seçim kurula yazı yazdık
cevap alamadık
yıvedilik de sizden
bir çağrı yetilistesi istiyoruz.
Ama bu çağrı yetilistesi
parafsız olacak
İstanbul'u bilecek
CF'yi bilecek.
Arkadaşlarımız bize geldiler.
Dediler ki
böyle bir durum var
parti
çok zor bir durumda
ersiz kabul etmezseniz
baroya geçecek.
O zamanda birinci baro
mahkemelik
yani birinci baro'nun
gelmeye şansıyom.
Automatı ben
içinci baro gelecek.
Ne yapacağız dedik biz
tamam gelelim de ne olacak?
Dediler ki
50 gün sonra
Kongre yapacaksınız.
Tamam yani 50 gün sonra
Kongre yapmaksa
partimizle böyle bir
zor durumdaysa elbette geldiniz.
Tabii biz bunu kabul ettik
kabul ettikten sonra ilk işimiz
dönemin
işte
yöneticiler ile
temasa geçtik
dedik ki böyle bir sorum var.
Bu sorunu elbirliğiyle çözelim.
Bu sefer
bu sorunun çözümü konusunda
ön
bu sorunu
biz de
aynı noktadayız.
Yaparız.
Partinin üst üze yöneticileri geldi.
Büyük şehir belediye başkanı
bir
arkadaşımız aradı.
Belli bir noktaya
vardı.
Benim de
önerim şuydu.
İstanbul'da
50 gün sonra Kongre yapacağız.
Ama
suça bulaşmış.
Kongrede ki
bu
Dilege satın alma
mesele sinde aktör olmuş
insanların üyeliklerinde
asıkı alacağız.
Kehepekin elmerkezde
bunu kabul etti.
17 kişi
yani
bu sürecin
bir parçası
dolan insanlar
onların üyelikleri de asıkı
alacaktı.
Bu gündü yarındı.
Derken bir
son gün gideceğiz
son günlede dediler ki
evet bir sorun yok.
Ama şöyle bir şey oldu
böyle
biz
gitmeden önce
bize dediler ki
çok kalabalık.
Allah'a Allah dedik ki
biz niçin bu kalabalık.
Yani günün sonunda
biz
uzlaşarak buraya gideceksek
bunun bir
kalabalığı
gerektirenle nedeni olabilir.
Parti yöneticilerini
biriyle görüştüm dedim ki
bizim son günümüz
biz gitmezsek ceza alıyoruz.
Dediler ki o zaman
ya başkanım dedi
ilimiz
9. elin için hazırlık
yapmış
rica ediyorlar
işte açıklamanızı yapın
sonra çarşanmayı
sizi çiçeklerle
karşılayacaklar.
Eyvallah.
Tamam.
Ona da eyvallah
dedik.
Gittik.
İlini önünde açıklama yaptık.
açıklamamızda da
tabi o arı açıklama yaparken
şiddetli bir tazik
de var.
Ama bir türlü
anlamaktan da zorluk çekiyoruz.
açıklama yaptıktan sonra
araca çekildik
parti yöneticisini aradım
dedim ki şimdi
özgür çelikte açıklama yapacak yani
o da
evet
gürsen
tekini işte gürsel ağabey
neyse
çarşanmayı
çiçeklerle
böceklerle bekleyeceğiz.
Bu sefer tabii
bekleyince
10 dakika geçti aradım
dediler ki
o parti yöneticisi
aşk hanım dedi
çok özür diliyorum dedi
yaptır tamam mı?
Yakardayışım bak bu çocuk oyuncağı
değil işte
uzlaştık konuştuk
ve sayre ve sayre
günün sonunda öyle bir noktaya geldik ki
yani
böyle bir tehdit var şeyler olunca
benim de tabi şart elimatlı dedim ki
şimdi ben giriyorum
siz sokmayın.
Yani giriş şeyimiz böyle oldu
çünkü bizden kaynaklı değil
tamamen bunlardan kaynaklı
aynı zamanda da şöyle bir şey olmuş
biz bunu bir iki gün sonra fark ediyoruz
çeşitli partilerin
geçtik onları yani en soldan
ve en sağda faşist partiler
dahil olmak üzere
onların
onlara çağırı yapmışlar
onları gelmiş
partiyle ilişki
solmayan belli unsurlar
ya biz sadece orada
bir tazik yaşamadık
peklikler havada uçuşu
çantajlar havada uçuşu
arkadaşımızın bir tanesine
suyukas düzenlemeler
yetmedi
yakın ailemizi tehdit etmeler falan
tabi bu ne kadar tehdit gelirse
bizim direnciğimiz o kadar yükseliyor
yani
sonuç itibariyle
çok haklı olduğumuz bir mesele
ve günün