AI Summary
Çağla'nın 27. doğum günü vesilesiyle bir araya gelen konuşmacılar, iki yıldır çözülemeyen cinayet dosyasını ve failin bulunamamasını derin bir üzüntüyle anıyor; adalet talebi ve dosyanın gündemde tutulması çağrısı yapılıyor.
- Çağla'nın doğum günü, yakınları ve takipçileri için buruk bir anma ve özlem gününe dönüşüyor; konuşmacılar duygusal anlar yaşıyor.
- Konuşmacılar, Çağla'nın 27. doğum gününe ulaşamadan vahşice öldürüldüğünü ve failin hâlâ bulunamadığını vurguluyor.
- Ailesi ve destekçileri, cinayetin üzerinden iki yıl geçmesine rağmen adaletin sağlanamamasından duydukları öfke ve hayal kırıklığını dile getiriyor.
- Orhan Bey gibi bazı katılımcılar, iki yıldır dosyayı takip ettiklerini ve kamuoyu baskısıyla konuyu gündemde tutmaya çalıştıklarını anlatıyor.
- Ümit Altay'ın daha önce yaptığı yayınlarla dosyanın geniş kitlelere ulaştığı ve sosyal medyada ses getirdiği belirtiliyor.
- Konuşmacılar, faillerin bir an önce bulunması, adalete teslim edilmesi ve benzer acıların yaşanmaması için yetkililere çağrıda bulunuyor.
- Merhamet ve insanlık vurgusu yapılarak, cinayeti örtbas eden veya koruyanların da hesap vermesi gerektiği ifade ediliyor.
Ça
Transcript
Afsani, bu ters olalım.
İyiyek şanlar.
Bir Türkliği ile El Kayak Kayıdan başlayayım dedim.
Afsansiz.
Bugün çalımızın doğum günü.
Yani ne diyeceğimi de bilmiyorum.
Nasıl konuşacağımı da inanıp bilmiyorum.
Kalbim.
Pırpır atıyor.
Hepiniz de öylesınız.
Bütün tweetlerden.
Ya keşke kızımız yaşasaydı.
Ya da kızımızın katilleri bulunsaydı.
Biraz bir nevze olsun rahatlardık diye düşünüyorum.
Azim abla sen biraz konuş.
Azim abla geliyor mu sesim?
Bugün çelişkileri fazla konuşmayalım.
Bugün çalımızı analım.
İçinizdeki doygununu alalım.
Bir şey yazıyordum beni.
Tamam.
Ola yazarken ben göz yaşları mutlu tanadım.
Yarım bıraktım o kadar da duygu bulandım.
Ah be kızım ah be çalan.
Senin yaşadığın o anları empati bile yapamıyorum.
Kanım donuyor.
Ah be kızım ah be çalan.
Poparlılar ilk bağırında.
Ne yaşattılar sana.
Daha yazacaktım deniz.
Ya ben dayanamıyorum ben vallahi bile o anı.
Düşünmek bile istemiyorum.
Kanım donuyor ya.
İlk iki yaşında benim kızımdan iki yaş büyük.
Ay yaşasaydık kırk iki olacakmış.
Nevlim yapın Allah belasını versin.
Allah cezasını versin.
İki cihan da.
İki cihan da gülmesin.
Cehennemin ateşlerinde yansın.
İnşallah rahatlık.
Amin.
Bunlar gelen ben bir sakinleşeyim deniz.
Tamam tamam Azim abla.
Çok severim bul.
Kibir de Zerda Ali gözlerine gül bana.
Çalımızın gözleri Zerda Ali.
El-Aya yakın açık kahven enge.
Gözleri vardı.
Dediğimiz gibi keşke yaşasaydı.
Keşke vahşiyece ve öldürülmeseydi.
Ne bileyim genç ölümler oluyor ama hani hastalıktan ya takda.
Ölümünde çeşit olmaz ama insan böyle vahşiyece bir cinayet.
Hem de kendi evinde gitmiş bir cinayeti.
Üzülmeyen insan değildir.
Bunu koruyan, koluayan saklayan kim varsa da ben belki Azim abla gibi çok belado okuyamıyorum ama
ben sadece Allah'a ve Adalete Yüce Türk Adaletini havaal ediyorum.
En kısa zamanda bu son olsun bakın kaçıncı doğum günü.
Burada çok eskilerden orhan ve iki yıldır burada.
Hila ile hanım iki yıldır burada.
Hemen hemen duygu iki yıldır burada.
Beli ve iki yıldır.
Yani saymak istemiyorum.
Çok uzun süreli arkadaşlarımız var.
Hep sinin emeği çok, hepsi hırpalandı.
Hepimiz bir şekilde ama çalanın yanında hiçbir şey değil.
Ben de çok rüzgünüm.
Ben dördüncü kızım, duygu non dediği gibi dördüncü kızımı ettim kendisini.
Her seferinde diyorum artık bırak yeter.
Yine de bırakamıyoruz.
Ama güzel dualarımız onunla.
Ben sadece şunu diyeceğim.
O marim ölürken çok acı çekilmiştir.
Konuşmak isteyen varsa yardımcı olsun biraz duyguysa.
Ya ölüm yıldanımın değil de ölüm yıldanımın de de açmıştık.
Güncüs tam o saatlerde dayanamayıp.
Ama doğum gün insanı bir daha üzüyor.
Çünkü çocuklarımız var, kardeşlerimiz var, empatimiz var.
Ya ben biz insanız.
İnsan olanın merhameti olur diye düşünüyorum.
Ve ben en sevmediğim insan tipi de merhametsizdir.
Merhamet duymaya kişiler gerçekten çok kötü oluyorlar.
Herkese zararlı oluyor.
Merhametsizlerin.
Bugün ben çok mezarlığa gitmek istediğim ama vaktim hiç yok.
Tastaniye gitmek zorundayının tekrar.
Ama en kısa zaman da çağlamızızı yaratacağım.
Orhan Bey, buyurun.
Siz de yıldır buradasınız, yılmadınız.
Hiç vazgeçmediniz.
Buyurun Orhan Bey.
Yer şanlardan insanım, azimanım ya.
Herkese iyi akşamlar.
Evet, öyle iki yıldır yaklaşık iki yıl oldu.
Ben de konuyu takip edili.
Ümüt Altay Bey'in bir video suyla tanışmıştım ben.
O mahalle giden bir hamfen değil de sanırım.
Onla bir video yapıyordu.
Bu tip videolar ve olaylara bakıyordum ilgileniyordu.
Fakat öyle bir denk geldi.
Sonra devam ederken tabii herkes gibi bu olayın hiç bırakmamacasına yanında olduk.
Şunu söylemek istiyorum ben.
İşte zaten bir kitlede vardı zaten.
Varmış daha doğrusu.
Çayla, Tuval Tay, cinayetini, takip edilen konuyla ilgilenen bu işe kafayaran merak eden.
Tabii öncesinde bunlar.
Bey kah Hanımın daha çok ne diyelim.
Sosyal medya, medya olarak gözünde olması.
Ve işte ondan dolayı takip edinler.
Ve daha sonra odalarımız da tanıdığımız değişik arkadaşlarımız işte.
Daha önceden, 2008'lerden biri o programları hatırlayanlar.
Onlara hatırlayanlar var.
Yani açıkçası ben hande değilim gibi iki yıldır duydum öyle söyleyeyim.
Ve takip ediyorum.
Şunu söylemek istiyorum ben.
Tabii ümit Bey'in ilk direkcesi de 2023'li 2020 dörtlü.
Yani doğum gününden iki gün önce vermiş.
İki yıl geçti.
Kendisi de bir değişik şekilde başka şekilde mücadele ediyor.
Bizlerde sadece konuyu ses olarak duyurmak.
Gündem de kalmasını sağlamak adını erişiyoruz.
Bakat işte 27. doğum günü çalanın fainin bulunmadı.
27. doğum günü.
Şurada önümüze bakacak olursak da kaldı üç tane doğum günü.
Bu üç doğum gününü de böyle hüzünlü anmak.
Ne diyelim?
Yaşatmak istemiyoruz.
Ben kendimi söyleyeyim.
Artık bir an evvel bu fail ya da faillerin, katil ya da katillerin.
Bulunmasını ortaya çıkmasını gönülden diliyoruz.
Hepimiz böyle uzun süredir.
Emek veren bütün takip eden arkadaşlar rında böyle düşündüğünüzden ne diyorum.
Benim söylemek istediklerim bunlar.
Yani dediğim gibi bizler yani dağlı orası ben diyeyim.
Gireli iki yıl oldu.
İki doğum günü hatta bu üçüncü doğum gün olmuş oldu.
Tabii ilkinde daha konuyu yeni girmiştik.
Kaldı üç doğum günü.
Tekrar böyle yine faili ortaya çıkmamış, yakalanmamış, katili yakalanmamış.
Bir şekilde geçmesini istemiyoruz.
Bir an evvel bululmasını istiyoruz.
Teşekkür ediyorum Deniz Hanım.
Ben dinlemeye geçeyim müsaadenizle konuşmak istedim.
Değer arkadaşlar buyursunlar, dileklerini onlarda duygularına hislerini dile getirsinler.
Teşekkür ederim Orhan Bey.
Ben de sizi hemen hemen iki yıldır o dolardan bir ritsanıyorum.
Kendim çal oğlığa yine daha önceden 2017'den Serap Paközden beri tanım.
Ümit Bey'in ilk videolarını da izledim.
Hatta o zamanlar Instagram'ı ilk size bilmiyordum.
Kardeşini sonradan gelmişti.
Instagram'dan yazıyordum.
Aldığım notları.
2024'den Kasım ayında Ümit Bey'e yazmaya başlamıştım.
Sağ olsun var olsun.
Çalımızın belki de en büyük şansı.
Ümit kardeşi.
Ben ona kardeşim değil.
Benden küçük Ümit kardeşimiz Ümit Bey olmuştur.
Allah yaptıklarını, güzellikleri hep karşısına çıkarsın.
Belki bu kadar insanın duymasında çok vesile oldu.
Bugünkü tibetine baktım.
Kaç bin kağı görüntüleme yani.
Bayağı yüksek bir görüntüleme olmuş.
Büyük bir başarı.
Büyük bir başarı.
Çok yorulduğu yıprandı.
Bizler çok belki düşük.
Şeyde bir çaba veriyoruz.
O bu kadar üzüldüğümüz halde kendisi büyük uğraşlar,
dilekçeler onları yaz.
Çok çok yıpranlığını düşünüyorum.
Allah'ım Allah'ında mükefatını vereceğini düşünüyorum kendisini.
Zor bir yoda keşke yaşasaydı.
Keşke evine iç çıkmadı.
Ama bazen hayatta keşkelerle de olmuyor değil mi?
Keşke diyoruz ama nereye kadar o keşke işte?
Bir şey yok.
Olmuşlar, ölmüşe çare yok der büyüklerimiz mesela.
Keşke diyor.
Onun telafisi olabilir ancak.
Telafisi şu anda geri gelmesi değil.
Onun katilinin cezasını bulması kamu vicdanını rahatlatacak.
Bir nebze orada.
Bir nebze bakın.
Ben katili şu anda yarım bulunursa bile ben tamamen
gönlüm kalbim rahatlamayacak.
Çünkü dedim ya az önce o aana
yempati bile yapamıyorum.
Kızımızın çektiği o an.
Yani hayattan koparalı da aana tüylerim diken diken oluyor.
Kanım dönüyor resmen.
Ondan dolayı ben de bu çağırlarının içeriye ben de az önceki dediğiniz gibi işte oran be olsun.
Ben annem izlemiş annemden vakıf oldum.
Haberlerde duymuştum.
Ama sonra baktım ki konuşuluyor.
Karınızla geldim.
Sağlın Allah razı olsun.
Herkes bir azim abla azmete izledi.
Herkesle Allah razı olsun.
Ben de duygularımı düşüncelerimi hepinize aktarmaya çalıştım.
Gerçekten yani olmasaydı iyi olur.
Ama oldu.
İnşallah da katili bulunur.
Ben umut duymuyor.
Bazen bir umudum kesiliyor arada.
Ondan sonra bir tanıdıklarım var.
Bir konuşuyoruz.
Birimi hatif almaz metez ediyorlar.
Mesela.
Ondan sonra bir daha şey yapıyorum.
Umutlanıyorum.
Konuştum kesiler de böyle şey değil yani.
Bu işlerin iş değişmiş birçimini bilen kişiler.
Öyle söyleyip mepinizle.
İnşallah bulunacak çünkü bu olayımız deniz girmediğine ama şöyle.
Tecavüz'e yönlendirdikleri için bazı çoğu şeyler hep böyle şey kalmış.
Geride kalınmış.
Bir şey odaklanılmış.
Diğer kriterler, diğer olasılıklar.
Göz arda edilmiş.
Ona göre gidilmiş.
Çünkü yönlenilmiş.
Herkes bir otarfa doğru bir yönlenmiş.
Ben de işlemle izledikten sonra annemin aktarımları.
O şeyi mügandının ilk programlarını izlemesi.
Sonra işlemle oradan yok oldu demesi.
O alan filan hepsi beynimle kalbinde şey duruyor.
Böyle taptağız ve diridiri izlediğin programlar ondan sonra sında.
Aranızda duydum şeyler.
Teknik terimler.
Bunların hepsini artık vakıf olduk.
İnşallah bulunur kızımız.
Bak deniz ne güzel yazmış.
Kırk iki olacak da.
Kırk iki.
Benim kızım kırk yaşında.
Bir şey söyleyeceğim.
Ailesi de yapmadıysa Rabbim sabırlar versin.
Gönüllerine diyeceğim ama.
Bilemiyorum.
Üç oklu böyle yürekten olmuyor.
Sahtekarlıkta yapamıyorum.
İnşallah aile çıkmaz deniz.
İnşallah çıkmaz.
Çok kötü bir şey.
Yani.
Çok kanalara bugün girmeyelim.
Doğum günü.
Şimdi duyguğularımızı çağlayla nasıl.
Tanıştığımızda belirtelim.
Yok.
O zaman benim uzatayım.
Deniz miydendirin?
Nüverdim denizim.
Biliyorum Azim abla.
Var mı konuşmak isteyen?
Duygularımız ağır.
Ya bazen canım da sıkılıyor.
Çıkacağız.
Başka şeyleri de sıkılıyor.
Şunu da bir ifade edeyim.
Şimdi bir diğer mesaj geldi.
Ben dün gece kuzgun galiba odada duyurusuy yapmış.
Ama görmedim.
Engelli olduğum için ben on bir de yaptım bugün.
Ama görmedim gerçekten.
Hemen arkadaşlar yazdı.
Öyleden sonra.
Bende bir saat öne aldım.
Bunun adaletle veya herhangi bir şeyyle ilgisyok.
Ben de duyguğularımı dile getirmek istiyorum.
Benim arkadaşım da istiyor.
Lütfen insanları kırmayın.
Bu güzel günde.
Ben bir saat sonra dokuz gibi kapatacağım.
Kimseye saygısızlık yapmıyorum.
İx medyası herkesi açık.
Lütfen üzmeyin.
Kimsenin ahını almayın.
Bakın bir kızın adaletini arıyoruz burada.
Adaletini ararken de duyguğularımızı dile getireceğim.
Saat dokuzda odayı kapatacağım.
Saçma sapan şeyler yazmayın lütfen.
Yokerni sayetmişsin.
Seni dedin nesem.
Ya sen kapatırsın.
Diğerinden devam ederiz.
Ne olacak yani kırmaya kırılmaya hiç kimsenin şeyi yok.
Kırılmayın. Kırmasınlar.
Birbirinizi kırmasınlar ama çortak.
Aynen aynen.
Dime abla bir gerektik var ki ben sekizde dokuz ara saçacağım.
Bir say.
Duygularımızı ifade edelim.
Kapatacağım.
Diğer arkadaşımız açsın yani.
Bunun başka şeylerle neyse çalamızın önüne geçmeyelim.
Saçmalıyedeki deriz orada da duygularımızı ifade ederiz.
Gerek yok böyle şeylere.
Herkes konuştuğun herkes ifade edip.
Tabii tabii ki.
Tabii ki.
Burada bir buçuk iki yıldır çok mücadele edenler oldu.
Gidenler oldu.
Mejburhan ev hayatından iş hayatından dolayı.